28 Nisan 2013 Pazar

Kalbimizi kıranlara şunu diyelim...

Kalbimizi kıranlara şunu diyelim;
Esirgemez kokusunu, dalını kırandan da erik çiçeği...

İbrahim Tenekeci

6 yorum:

  1. Bismihi Subhanehu..
    Gününüz hayrolsun.. Yoğunluk kaynaklı yorum arası vermiş durumdayım. Yoğunluklar arası her bir postu okumaya devam ediyorum. Rabbim ufuk ve tefekkür açıcı paylaşımlarınız için razı olsun. Blogunuz tefekkür dünyamı hareketlendiren birkaç blogdan biridir. Biz yorumda duraksama yaşasak bile siz postlarda duraksama yaşamayın inşaallah.
    Bu posta dair derim ki; İbrahim Tenekeci kalbi kıranlara dair güzel demiş. Ancak kalbi kırdıktan sonra ayaklar altına alanlara karşı var mı önerisi acaba?
    Maesselam, maeddua.. Fiemanillah..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkür ederim; bilmukabele. Amin, Rabbim cümlemizden razi olsun insAllah...

      Paylasimlarda duraksama olacagini bilerek yazmis gibisiniz. Semsi Tebrizi'nin dedigi gibi "Olduğu kadar; olmadığı kader."

      Ibrahim Tenekeci'nin bir önerisi var midir, bilmiyorum. Sizin yok mu? Ki, kirdigim bir kalbi nasil tamir edecegimi bilmedigim icin, bir öneriye en cok ihtiyaci olan benim...

      Sözü Yunus Emre'ye birakiyorum kendime bir hatirlatma/uyari olarak:

      "Çiçeklerle hoş geçin, balı incitme gönül..
      Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül..

      Başın olsa da yüksek, gözün enginde gerek,
      Kibirle yürüyerek, yolu incitme gönül..

      Mevla verince azma, geri alınca kızma,
      Tüten ocağı bozma, külü incitme gönül..

      Dokunur gayretine, karışma hikmetine
      Sahibi hürmetine, kulu incitme gönül..

      Sevmekten geri kalma, yapan ol, yıkan olma
      Sevene diken olma, gülü incitme gönül..

      Konuşmak bize mahsus, olsa da bir güzel süs,
      Ya hayır de ya da sus, dili incitme gönül."

      Sil
  2. Bismihi Subhanehu..
    Şems-i Tebrizi'nin sözüne ben ''Olduğu kader; olmadığı kader'' diye bakıyorum. Bu bakışım şems-i oxvamu olsaydım muhtemelen büyük değer kazanırdı :)
    İbrahim Tenekeci kardeşimin yazdığımla ilgili önerisinin olduğunu ben bilmiyorum. Bir kalp sadece kırılmışsa helalleşmek dahi kafidir. Kıran eğer ''can'' ise ''candan geldi baş göz üstüne'' der ve ''can'' olduğunu ispat edersin. Ancak paramparça edilmişse kıran gözünüzde ''can'' bile olsa ''Cansız''lığını ispat etmiştir. Ve Cansızların cansızlığının gereğidir paramparça edişleri. ''Allah'ım Sen biliyor ve görüyorsun'' der O'na bırakırsın. O en güzel vekilden başka nedir ki..
    Yunus'un dizeleri çok hoş. Sadece kıranlar için.. Muhtemelen Yunus paramparça edenlerle karşılaşmamış..
    Maesselam, maeddua.. Fiemanillah..

    YanıtlaSil
  3. Bismihi Subhanehu..
    Hayırlı Cumalar.. Az önce Mesnevi'de geçen bir söz okudum. Diyor ki; ''Denizi bir testiye döksen ne alır?..'' Bu söz birden fazla anlama işarettir. Bir yönü şöyle geldi kalbime.. ''Sen kime ne kadar değer verirsen ver, o değeri kadarını alabilir.'' Bu açıdan yıpranmamak namına ''en değerli olan'' O'na havale etmeli benliğimizi. Yanıltmayan, aldatmayan, kıymeti bilen gerçek dost olan O'na..
    Söz çok, yoğunluk fazla.. Yoğunluktan kaynaklı söz sükuta havale..
    Maesselam, maeddua.. Fiemanillah..

    YanıtlaSil
  4. Yorumlariniz icin mütesekkirim oxvamu.

    Kalb-i selîmin 3 vasfi vardir demis sufilerden birisi:

    "Birincisi incitmeyen bir kalb,
    İkincisi incinmeyen bir kalb,
    Üçüncüsü de iyiliği Allâh'ın rızâsı için yapıp karşılığını beklemeyen bir kalb."

    Incitmemek de zor, incinmemek de... Rabbim kalp kirmanin, Allah'i incitmek demek oldugunu unutturmasin insAllah cümlemize.

    Kimbilir; belki Yunus Emre kalbini paramparca edenlerle karsilasmamamistir ya da yaradilani hos görmüstür Yaradan'dan ötürü...

    YanıtlaSil
  5. Bismihi Subhanehu..
    Kalb-i selim haleti tasarrufunda bulunan Allah'a hamd olsun. Ve o tasarruftan bizlere de nasip etsin. Sufi güzel söylemiş. Kalp kırmak Allah'ı incitmekse paramparça etmek hangi hükme tabidir tahayyül dahi edemedim.
    Yunus'a dair yazdığınız cümledeki ikinci ihtimal gayet güzel.
    Maesselam, maeddua.. Fiemanillah..

    YanıtlaSil